GAKSOY

Ortalama Ömür35–60 Sene
Boyut150 cm, 50 kg Hafif kemik yapısı, yoğun karbonî tüy.
Üremeİç Döllenme – Dış Gelişim

Muhterem talebeler, kalemlerinizi hazırlayınız. Zira bugün, hilkatin en muazzam tezatlarından birini; semaya ait olduğu halde arza, üstelik arzın en sefil çamuruna mıhlanmış olan Gaksoy taifesini inceleyeceğiz.

  • Seda-i Taklit: Ses telleri yoktur; duydukları her sedayı ve kelamı rezonans zarlarıyla kusursuzca taklit ederler.
  • Enaniyet-i Kübra: Yüksek egoları sebebiyle hemcinsleriyle işbirliği yapamaz, başka türlerin arasında azınlık olarak gizlenirler.
  • Müptela-i Müşkül: Problem çözmeye ve karmaşık sırlara obsesyon derecesinde tutkulu, üstün zekalı varlıklardır.
  • ​İrsî Kanat: Uçuş kabiliyeti genetik bir talihtir; kiminin kanadı semaya erer, kimininki taşlaşmış olup yere mıhlanır.

Evvela şunu idrak ediniz: Gaksoy, karga ve kuzgun familyasının (Corvidae) tortulaşmış, beşer suretine bürünmüş lakin ruhunu o karanlık dönüşümde kaybetmiş bir bakiyesidir. Ortalama 150 santimetre boy ve 50 kilogram sikletinde, kemik kesafeti düşük lakin karbonî bir tüy tabakasıyla kaplı bu mahluklar, biyolojik bir lanetin numunesidir. Ömürleri 35 ila 60 sene ile mahduttur; bu kısalık, onların dünyaya olan öfkesinin de kaynağıdır.
Anatomik tetkiklerimizde gördük ki; kanat yapıları mevcuttur. Lakin uçuş kabiliyeti, bu türde tamamen bir piyango-i irsiyedir (genetiktir). Ekseriyetinin kanat içi boşlukları taşlaşmış fibrillerle doludur; bu sebeple uçamazlar, sadece o görkemli uzuvları bir kambur gibi taşırlar. Lakin yumurtadan çıktıkları an yürümeye başlarlar; bu türde bebeklik acziyeti yoktur, hayata bir yırtıcı şuuruyla başlarlar.
Gırtlak yapıları ise başlı başına bir mühendislik harikası veyahut felaketidir. Ses telleri yoktur; bunun yerine “rezonans zarı” tesmiye ettiğimiz kristalimsi bir doku mevcuttur. Bu sayede kendi lisanlarını inşâ edemezler, duydukları her sedayı; bir bülbülün şakımasını yahut bir demircinin çekicini kusursuz bir sadakatle taklit ederler. Damarlarında akan mayi, demir ve karbon yüklü, manyetik seyyaleler ihtiva eden koyu bir zifirdir. Şimşekli havalarda ölülerinin dahi kasılması bu manyetizma sebebiyledir.
Gelelim en mühim bahse: Zeka ve Ruhiyat.
Gaksoyların idrak seviyesi ve problem çözme kabiliyeti, ekseri beşerî türlerin fevkindedir. Bir Gaksoy için muğlak bir mekanik problemi çözmek yahut karmaşık bir şifreyi kırmak, cinsi münasebetten daha yüksek bir haz kaynağıdır. Bu obsesyon derecesindeki merak, onları kusursuz birer casus ve zanaatkar kılar. Lakin bu yüksek zeka, “Enaniyet-i Kübra” (Büyük Ego) hastalığını da beraberinde getirir.
İki Gaksoy bir araya geldiğinde iş birliği değil, bir iktidar ve zeka müsabakası başlar. Bu sebeple kendi medeniyetlerini kuramazlar; zira harçlarında tevazu yoktur. Onlar, başka cemiyetlerin içine sızarak “azınlık” olarak yaşamayı, o toplumun sinir uçlarında, gölgelerinde vazgeçilmez birer akıl hocası yahut suikastçı olarak yer tutmayı tercih ederler.
Son olarak; bu mahlukların midesini hafife almayınız. Çöpçü atalarının aksine, fevkalade sofistike ve gurme bir damak zevkleri vardır. Önlerine konan yemeğin kimyasıyla, estetiğiyle bir simyager titizliğiyle ilgilenirler. Ve unutmayınız evlatlarım; bir Gaksoy’a yaptığınız iyiliği de, ihaneti de asla unutturamazsınız. Zira hafızaları, derileri gibi her darbeyi ve sesi ilelebet saklar.
Dersimiz bitmiştir. Kadavraları incelemek için laboratuvara geçebilirsiniz, lakin manyetik kana dikkat ediniz; pusulalarınızı şaşırtmasın.

“Gaksoy” için bir cevap

  1. […] taraflarını saymak boş bir uğraştır; o evvelde yalnızca Pullukul ile Gaksoy arasındaki basit bir husumetle başlamışsa da, kısa zamanda bütün Oro’nun siyasetini, kirli […]

    Beğen