ZERKSOY

| Ömür | 150-200 Yıl |
| Boyutlar | 1.5 Kulaç (180 cm), 40-80 kg |
| Üreme | Hermafrodit (Çift Cinsiyetli), İç Döllenme – Dış Gelişim |

Oro Âleminde Zerksoy nam mahlûklar, garâbetleri ve bâtınî meşrepleriyle tanınır.
Şöyle vasıflarıyla mârûfturlar:
Harâret Görüşü: Gözleri zayıf olsa da, ısının akislerini temaşa ederler. Ortamın harâreti değiştikçe yaklaşan vukuatı sezebilirler.
Mutlak İtaat: Tür içinde hiyerarşileri muhkemdir. Emir, ter buharı yahut pullarındaki desenlerle naklolunur; Zerksoy efendisine sorgusuz tâbidir.
Deri Tevessülü: Vakit gelince kabuklarını yenilerler. Lâkin her daim peşlerinde, ölü derilerini yiyen “yobuzcuk” böcekleri dolaşır.
Çene Esnekliği: Çeneleri kıkırdak-i elastikiyedendir; ağızlarını haddinden fazla açar, avın büyüklüğüne aldırmazlar.
Dönüşenler: “Kuytuyuva Panteonu”na meyletmiş büyü erbabı ve kabirbazlar, zamanla Zerksoy’a inkılâb edebilir. Bu sonradan olanlar, kuyruk diplerinde bir ısırık nişânesiyle tanınır.
Zerksoylar, Oro’nun kuytu menzillerinde sükûnetle yaşar; onlar için itaat, harâret ve değişim, varlığın üç mukaddes direğidir.
Zerksoylar, Oro’nun Serpentalis Sapientia soyundan, yani yılanî şuurdan türemiş melez mahlûklardır. Soğukkanlı bünyeleriyle 150 ila 200 yıl yaşarlar; lâkin ömür uzadıkça simaları da çirkinleşir, sanki yaratıcıya karşı bir meydan okuma gibi.
Pullu derilerinin her pulu zehirli ter bezleriyle çevrilidir. Bu bezler hem bedeni korur hem de salgıladıkları feromonla hiyerarşiyi tayin eder. Gözlerindeki çift gözbebeği —biri nura, diğeri hissin hararetine duyarlı— onların en bariz alâmetidir.
Kalpleri dakikada altı kez atar; bu sükûnet, duygudan arınmış kimyevî bir şuura işarettir. Zerksoy için “doğru”, yalnızca beden ısısına muvafık olandır; ahlâk dahi termaldir.
Toplumları “zehrin teokrasisi”yle idare olunur: en zehirli olan en yüksek mertebeye erişir. Zehir, yalnız bedene değil, zihne de tesir eder; bilgi onların nazarında en yüce zehirdir.
Zerksoylar koku ve titreşimle konuşur; bu kodlar öteki canlılarda hayal görür gibi tesir bırakır. Çiftleşme merasimleri toplu yapılır; yumurtalar soğukta bırakılır, sıcaklıkla çatlar. “Anlam incisi”yle kuluçkalanan yumurtalardan yüksek kast doğduğuna inanılır — bu da onların “biyolojik kader” doktrinidir.
Sen yine de… İçlerinden birini görürsen kaç!