Tahrul-Ben

Epikteko'da Bulunan Tahrul-Ben Heykeli (Payendegân Oro Muharabeleri Müzesi ve Milli Parkı)

Rivayet olunur ki Tahrul-Ben, Solucan Vadisi’ni kasıp kavuran o meş’um harbin vuku bulmasından tam otuz yıl evvel dünyaya gelmiştir. Kavurova’nın güney menzillerinde, Çukurgözü ile Epikteko nahiyelerinde icra olunan nüfus sayımlarına dair arşiv kayıtları tetkik olunduğunda, Gaksoy kabilesine mensup “Ben” boyunda, Solucan Savaşı’ndan otuz yıl evvel “Tahrul” namına tesadüf olunur.


Ben kabilesi, gururla taşıdığı soyunun izinde, Çiftçenet Alacaları’nın çölden getirdiği solucanları işleyip, Payendegân Sultanlığı’nın hüküm sürdüğü Güney Kavurova topraklarında ticaretle meşgul olmuşlardır. Bu kavim, yalnız ticaretle değil, aynı zamanda sultanlık ordularına asker yetiştirme hususunda da maharet göstermiştir. Kervan korumacılığı ve savaş sanatlarında bilhassa mızrak dövüşünde mahir oldukları askeri vesikalarda sabittir.
Tahrul da bu geleneğin bir neferi olarak, geçimini kervan koruyuculuğu ile temin etmiş; kayıtlar, onun pek çok mızrağı harcamış olduğunu gösterir. Bu hüneri sayesinde Gaksoy Prensi Hlok-Kan’ın muharip birliğine kabul edilmiş, burada aldığı eğitimle profesyonel bir asker olmuştur. Ardından, Gaksoy’un seçkin neferlerinden müteşekkil “Gök Mızrağı” timine intisap etmiş ve soyunun şerefini muhafaza etmiştir.


Solucan Savaşı’na da bir Gökmızrak olarak iştirak eden Tahrul’un, harbin otuz ikinci gününde sakatlandığı, lakin arkadaşlarını kurtarmak için göğü delerek Tuzbatak Taşı’nın lanetinden firar teşebbüsüne öncülük ettiği rivayet olunur. Her ne kadar bu teşebbüs muvaffak olmasa da, Tahrul kırkıncı gün ilah Karlin’in şampiyonu olarak nihai dövüşe gönüllü olmuştur. Bu fedakârlığın ardında, ailesinin savaş öncesi açlıktan helâk olması gibi hazin bir sebep yatar.

Tahrul-Ben: Oro dünyasından illüstrasyon

Tahrul’un obsidyen mızrağı “Puldöken” namıyla anılır ve hâlen Epikteko’daki dev heykelinin yanı başında Oro Muharabeleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Her ne kadar Pofova’ya hicret eden Gaksoyların da yaşadığı Karatüy Krallığı bu mızrağı resmî yollarla defaatle talep etmişse de, Payendegân Sultanlığı Tahrul’u ve mızrağını bir millî  kahraman ve artefaktı olarak sahiplenmeye devam etmektedir.

Anıt Lokasyonları:

*Epikteko’da Bulunan Tahrul-Ben Heykeli (Payendegân Oro Muharabeleri Müzesi ve Milli Parkı)

*Pofova Karatüy Krallığı Bahçesinde Tahrul-Ben Heykeli

Tahrul-Ben: Oro dünyasından illüstrasyon 2

Oro’yu keşfetmeye devam et: Haritada gör · Kronoloji · Sözlük · Nebrukaddesar

“Tahrul-Ben” öğesine 2 yanıt

  1. […] bir ibadeti idi. Bu yüzden tanrılar adına dövüşecek kişi, “Kara Yel” unvanıyla anılan Tahrul-Ben seçildi. Kanatları kısmen yanmış, tüyleri tuzla kabuk bağlamıştı. Fakat hâlâ […]

    Beğen

  2. […] bir ibadeti idi. Bu yüzden tanrılar adına dövüşecek kişi, “Kara Yel” unvanıyla anılan Tahrul-Ben seçildi. Kanatları kısmen yanmış, tüyleri tuzla kabuk bağlamıştı. Fakat hâlâ […]

    Beğen