Kategori: Oro Tarihi ve Menkıbeleri

  • Tuzbatak Taşı

    tUZBATAK TAŞI Tuzbatak Taşı, etin şifası değil, ruhun kangrenidir. Bu melun nesne, dokunduğu toplumlara şifa veya yok oluş bahşetmez; onlara çok daha beter bir kaderi, “kutsal deliliği” sunar. Taşın yaydığı kara efsun, fanilerin zihnine rüyalar yoluyla sızar ve onlara evrenin mutlak hakikatini fısıldar. Ancak sefil bir faninin zihni, bu devasa bilgi seline asla hazır olmamıştır.…

  • Dermançöl’ün Yaşruk Asimilasyonu

    ​Dermançöl’ün ali menfaatleri, zahirde Melik Davo’nun “Sedd-i Derman” ile kurduğu cizye tuzağına ve şehzade Tospikhan’ın harladığı fetih ateşine bağlı görünse de; devletin omurgasını kemiren asıl maraz, kışlaların derinliklerinde filizlenmektedir. Zira surların taşları soğuk, siyasetin dili kaypaktır; lakin ordunun yeni neferleri olan o yeşil derili mahlukatın nefesi, cehennemin kükürtlü rüzgarı gibi sıcaktır. ​Fıtrat-ı Mahlukat: Yaşruk ve…

  • Tahrul-Ben

    Tahrul-Ben Rivayet olunur ki Tahrul-Ben, Solucan Vadisi’ni kasıp kavuran o meş’um harbin vuku bulmasından tam otuz yıl evvel dünyaya gelmiştir. Kavurova’nın güney menzillerinde, Çukurgöz ile Epikteko nahiyelerinde icra olunan nüfus sayımlarına dair arşiv kayıtları tetkik olunduğunda, Gaksoy kabilesine mensup “Ben” boyunda, Solucan Savaşı’ndan yirmi sekiz yıl evvel “Tarhul” namına tesadüf olunur. Ben kabilesi, gururla taşıdığı…

  • Solucan Savaşı

    Solucan savaşı Oro tarihini kaleme alan her ferman, yahut bu meşum kıtanın hikayesini dile getiren her lisan, er ya da geç Solucan Savaşı’nın o bezmişlik ve ölüm kokan damarlarının içinden geçecektir. Zira o cenk, Kavurova’nın iliklerine sinmiş, toprağı kırk gün, kırk gece yakan kara bir maraz gibi bu kıtada yaşayan her zihnin derinlerine kendileri bilmese…