Kategori: Defter-i Şahikât
-
Tuzbatak Taşı
tUZBATAK TAŞI Tuzbatak Taşı, etin şifası değil, ruhun kangrenidir. Bu melun nesne, dokunduğu toplumlara şifa veya yok oluş bahşetmez; onlara çok daha beter bir kaderi, “kutsal deliliği” sunar. Taşın yaydığı kara efsun, fanilerin zihnine rüyalar yoluyla sızar ve onlara evrenin mutlak hakikatini fısıldar. Ancak sefil bir faninin zihni, bu devasa bilgi seline asla hazır olmamıştır.…
-
Tahrul-Ben
Tahrul-Ben Rivayet olunur ki Tahrul-Ben, Solucan Vadisi’ni kasıp kavuran o meş’um harbin vuku bulmasından tam otuz yıl evvel dünyaya gelmiştir. Kavurova’nın güney menzillerinde, Çukurgöz ile Epikteko nahiyelerinde icra olunan nüfus sayımlarına dair arşiv kayıtları tetkik olunduğunda, Gaksoy kabilesine mensup “Ben” boyunda, Solucan Savaşı’ndan yirmi sekiz yıl evvel “Tarhul” namına tesadüf olunur. Ben kabilesi, gururla taşıdığı…